|
Portal Duyuru!
|
Kayseri Erciyes Dagi Tarihi
Jeologlar, Erciyes'in tarihini 20 milyon yil öncesine kadar götürürler. Yapilan arastirmalara göre, bugünkü dag ve çevresi, 20 milyon yil önce, denizle kapliydi. Zamanla yerkabugundaki çatlamalar sonucu, deniz çevresindeki kara parçalari olustu ve çevre göl halini aldi. Bu is için milyonlarca yil geçti ve nihayet l5 milyon yil kadar önce, bu gölde volkanik patlamalar oldu. ''neojen dönemi'' adi verilen bu devrede meydana gelen bu patlamalar, gölün ortasinda bu günkü Erciyes’ten 400 metre daha yüksek koni seklinde bir dagin olusmasina sebep oldu. Tepede bulunan krateri iki baca besledigi için, buradan fiskiran lavlarin iri parçalari göl içerisinde tortulasarak yeni bir tabaka; ince toz parçalari ise dagin 100 km. ötesine kadar savrularak buralarda kül yiginlari meydana getirdi. Bu durum, bu günkü Kayseri’nin çevresindeki hulunan tas ocaklarinin tesekkülüne ve Göreme çevresindeki Peri Bacalarinin olusmasina ve özellikle de bimis dedigimiz krater küllerinin çevrede büyük kütleler halinde bulunmasina sebep oldu. Tomarza ve Develi bölgesindeki bimis yataklari, Cirgalan, Güzelyurt, Gesi çevresindeki tas ocaklari, ürgüp ve Göremedeki rüzgarin asindirarak olusturdugu Peri Bacalari, Erciyes daginin bu dönemde püskürtttügü lav ve küllerin sonucu meydana geldi. Erciyes dagi, bu ilk olusumundan sonra, uzlun bir sessizlik dönemine girdi. Bu dönemde, çevresindeki gölün sulari çekildi ve kara parçasi olusarak bunda da kirilma ve kaymalar meydana geldi.
Tekir Yaylasi, Koç Dagi, Sultan Sazligi tesekkül etti. Dag, daha sonra yeniden faaliyete geçti. Bunun tarihi de takriben, 2.2-5 milyon yil önceye rastlar. Bu yeni volkanik hareket, Ali Dagi, Yilanli Dagi, Besparmak Dagi ve Kara Siöri dagini meydana getirdi. Bu dönemdeki patlamalarda küçük tas parçalari dagin etrafindaki volkanik tepelerin olusmasini sagladi. Artik çevre, tamamen kara parçasidir. Sular çekilerek olusan arazinin tek bekçisi ise Erciyes'tir. Erciyes Dagi, bu ikinci hareketinden sonra derin bir sessizlige gömüldü. Bundan takriben bir milyon yil önceye rastlayan bii dönem, buzul çagidir. Erciyes’i de kalin bir buzul tabakasi kapladi. Bu; arzin buzullasma dönemi ya da dördüncü zamanin baslangicidir. Insanoglu'da bu dönemde ortaya çikti. Erciyes kendisini, insanogluna, buzlarla kaplanmis bir halde takdim etti. Bugün o dönemden kalma buz parçalarinin yükseklerdeki iki bazat yataginda bulundugu ifade edilir. Yer kabugunun olusumu üzerinde arastirma yapan Uzmanlar, Erciyes daginin meydana gelisini böylece anlatirken, onun üçüncü defa ates püsküttügü ve bunun da oldukça yeni oldugunu söylerler. Bu konuda en önemli Kaynak da, Miladi takvimin baslangiç dönemine rastlayan yillarda Kayseri’ye gelen strabon adinda bir cografyaci, Erciyes daginda kizgin ates bacalarinin bulundugunu, buradan geceleri lavlarin çevreye ates yagdirdigini söyler. Arastirmacilar, bu söylenenlerin dogru oldugunu, Erciyes'in volkanik yapisinin bunu gösterdigini ifade ederler.
Bu dönemdeki püskürtmeler sonucu Büyük ve Küçük Kiziltepe’ler ile kefe ve Kirmizi daglar meydana gelir. Artik ''Sönmüs bir Volkan'' ya da ''Ihtiyar bir yanardag'' olarak Adlandirilan Erciyes, ilk harekete geçtigi dönemin izlerini tamamen kaybetmistir. Ilk bacalar, simdiki iki büyük zirvenin bulundugu yerde kaybolmus ve Dag, bugünkü seklini üçüncü ve son faaliyet döneminde almistir. Dagin, ilk olusumundaki yüksekliginden de takriben 400 metre kaybettigi sanilmaktadir. Bu durumun, dagin tek bir volkan yerine, çesitli volkanlardan meydana gelen bir ''volkanlar toplulugu'' o]usundan kaynaklandiginda ayrica isaret edilmektedir. Günümüzde, heybetine ragmen cazip görünüsü, büyüleyici silüeti Kayseri yi kucaklayan ihtisami, onu tabiattan çok, Kayseri'nin vazgeçilmez tek sembolü haline getirmektedir. Üzerine yazilan sayisiz siir de bunun en güzel göstergesidir. Uzmanlar, son yillarda dünyanin çesitli bölgelerindeki Yanardaglarda görülen volkan püskürtmelerinden hareket ederek, Erciyes dagi için de öyle bir durumun söz konusu olup olmayacagi sorusuna, ''Çok uzak, hatta çok zayif bir ihtimal'' diye cevap veriyorlar. Uzmanlar, bir yanardagin harekete geçmeden önce belirtilerinin görülecegini ifade ederek, ''Sismografik arastirmalar, Erciyes'te böyle bir seyin olmayacagini ortaya koyuyor. Çünkü çevrede ne yer sarsintisi oldu, ne de dagda buhar ya da duman izleri görüldü. Bir dagin yeniden faaliyete geçebilmesi için bunlarin olmasi gerekir'' diyor ve ilave ediyorlar: ''Jeolojik arastirmalar, Erciyes'in tamamen sönmüs bir dag oldugu gerçegini ortaya koymaktadir. |
| Copyright © 2007- 2012 Karpinar Köyü Sitesi. All Rights Reserved |